T.C. Sağlık Bakanlığı
İstanbul Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesi

Kirazlar Sınıfı


KAVRAMLAR

RENK: Renk Tonları, Açık-Koyu

GEOMETRİK ŞEKİL: Daire, Üçgen, Kare, Dikdörtgen

BOYUT: Geniş-Dar

MİKTAR: Yarım-Tam, Kalabalık-Tenha, Bütün

YÖN/ MEKÂNDA KONUM: Alçak-Yüksek

SAYI/SAYMA: 1-10 arası sayılar, Sıfır

DUYU: Sert-Yumuşak

BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı

Anneler Günü

DRAMA

VÜCUDUM BANA ÖZEL
Çocuklara “Tuvalete kaç kişi girilir?” sorusu sorularak dikkatleri çekilir. “Kızların erkekler tuvaletini kullanması, erkeklerin kızlar tuvaletini kullanması doğru mudur?” sorusu ile sohbet genişletilir. Tuvalet adabı ile ilgili konuştuktan sonra evde banyo yapanları kapıyı açmaları konusunda zorlamamak ve rahatsız etmemek gerektiği konusu vurgulanır. Herkesin vücudunun özel olduğu ve tuvalet banyo gibi ortamlarda rahatsız edilmemesi gerektiği söylenir. Öğretmen Rehber Kitabındaki şiirler okunur. “Sokakta yürürken veya parkta oynarken bize dokunmak isteyen kişiler olursa nasıl davranmalıyız?” sorusu sorularak gelecek cevaplar dinlenir.

SERÇE

Öğretmen çocukların oyun alanına serbestçe uzanmalarını sağlar ve yönerge verir:
“Bir yaz günü, kırlık çimenlerin üzerinde, gözlerin kapalı yatıyorsun... Minik bir serçe kuşu, uçarak geldi ve alnına kondu. Sakın kıpırdama, kaçmasın. Alnından burnuna gelip kondu. Kıpırdama yoksa kaçar. Minik kuş şimdi çenende. Duruyor... Minicik ayakları ile çenenin üzerinde. Minik kuş şimdi göğsünün üzerine geldi. Sakince oturdu. Yumuşacık tüylerini göğsünün üzerinde hisset. Yumuşacık tüyleri var. Sonra bir elinin üzerine kondu. Şimdi karnının üzerinde... Tek ayağını kaldırdı ve öteki ayağı üzerinde duruyor. Minik kuş bacağına geldi. Şimdi de ayağının ucuna kondu. Minik kuş uçtu, gitti. Birden ona kadar sayacağım. On dediğimde gözlerini açabilirsin.”
Yönerge düz cümlelerle verilir, çocuklara, “Kuşu burnunuzda hissediyor musunuz?” gibi sorular sorulmamalıdır. Çünkü çocuklar soruyu yanıtlamaya çalışırken elde edilen yoğunlaşma bozulabilir. Draman’ın sonunda çocuklara serçe resmi boyatılarak kestirilir. Arkasına dondurma çubukları yapıştırılarak çomak kukla elde edilir. Her çocuk kuşu için bir isim düşünür ve kuşuna verdiği ismi arkadaşlarıyla paylaşır. Çocuklar 2-3 kişilik gruplara ayrılır ve grup arkadaşlarıyla kuklalarını konuştururlar.
(Kuşlar bir ağacın dallarına yerleştirilebilir.)

GÜNEŞ VE MEVSİMLER
Çocuklardan kış mevsimini hatırlamaları istenir. Şu anki havalar ile kışın yaşanan havalar arasındaki farklar bulunur. Çocuklar tek tek en çok sevdikleri mevsimi söylerler. Daha sonra öğretmen, çocuklara kendilerini Güneş gibi hissetmelerini söyler. Her çocuk öğretmenin çizdiği daireye yerleşerek kendi sistemlerinde beklerler. Öğretmen aşağıdaki yönergeleri verdikçe çocuklar ona göre davranırlar.
“Mevsimler, ilkbaharla başladı. Güneş Dünya’mıza gülümsedi, ısıttı. Güneş biraz mahcup, çekingen el salladı çiçeklere, ağaçlara. Derken Güneş herkesle arkadaş olmak istedi, daha çok ısıttı insanları. İnsanlar bunaldı sıcaktın. Söylenmeye başladılar birden. Çok oluyordu bu Güneş, kavuruyordu aniden. Güneş duydu bunları geri çekildi Dünya’dan. Havalar biraz serinledi hatta yağmurlar yağdı gökten. Herkes rahatlamıştı serin rüzgârla. Unutmuştu Güneş’i aslında. Güneş baktı kimse aramıyor kendisini, uykuya daldı hemen. Havalar çok soğudu, kış dendi adına. İnsanlar Güneş’i aradı her yerde. Özür dilendi Güneş’ten, Güneş geldi yeniden. İlkbahar başlattı mevsimleri yeniden.”

BU SORUNU ÇÖZELİM

“Erdem annesinin evde futbol oynaması üzerine uyarılarını hiçe sayarak salonda kendinden geçmiş bir şekilde futbol oynuyordu. Annesi alt kat komşuları İlknur Hanım’a yaptıkları kekten ikram etmeye inmişti birkaç dakikalığına, sadece birkaç dakikalığına, üstelik giderken yine uyarmıştı Erdem’i. Derken Erdem heyecanla topa vurdu ve büyük bir şangırtı koptu salonda. Erdem’in annesinin babaannesinden kalan fincan takımları parça parça olmuş yerde öylece duruyorlardı. Tam o sırada kapıda anahtar sesini duydu Erdem.”
Öğretmen bu kısa hikâyenin bu kadarını anlatır. “Çocuklar sanıyorum Erdem’in büyük bir problemi var. Böyle bir durumda ona neler tavsiye edersiniz? Erdem şu an ne hissediyordur?” gibi sorular sorarak konuyla ilgili sohbet ederler. Son olarak çocuklardan isteyenler anne, isteyenler de Erdem olur ve salonda karşılaşma anını canlandırırlar.

ŞARKILARIMIZ

PİNOKYO
“Benim güzel tahtacığım,
Senden kukla yapacağım.
Testereyle keseceğim,
Kırt kırt kırt kırt diye
Çivileri çakacağım,
Tak tak tak tak diye.
Pi pi Pinokyo
İsmi de olsun Pinokyo.
Çıplak olmaz giydirelim
Bir elbise diktirelim
Bir pantolon 
Bir de şapka
İşte oldu bir kukla.”

OYUNLARIMIZ

DİKKAT OYUNU
Sınıfın zeminine labirent şeklinde çizgiler çizilir. Labirente sadece bir çıkış yapılır. Diğer yollar kapalı olacak şekilde ayarlanır. Labirent oyunu öğrencilere anlatılır ve labirentin sonuna her öğrenci için bir balon yerleştirilir. Öğrenciler sırayla labirentte yürür ve çıkışı bulurlar. Çıkışa ulaşan her öğrenciye bir balon verilir. Oyun öğrencilerin ilgi ve istekleri doğrultusunda devam ettirilir.Oyun sonunda her öğrenci bireysel şarkı söyler ve masalara geçilir.


HANGİ HAYVAN

Öğretmen hayvanlarla ilgili sorularını sorar. Çocukların doğru cevabı verip vermediğini resimleri açarak gösterir. Oyunun sonunda hediyeler paylaşılır. Öğretmen sınıfın bir ucundan diğer ucuna bir yol çizer. Yolu 1’den 10’a kadar rakamlarla sıralar. Her rakamın yanına soracağı soruların cevabı olarak resimleri ters çevirerek koyar. 10. rakamın bittiği yere siyah bir poşet içinde çocuklar için hazırladığı hediyeler vardır.

KOYU RENKLİYİ BUL

Sınıftaki Legolar ortaya dökülür. Legolar rengine göre gruplanır. Gruplama işi bittiğinde Legoların renkleri söylenir. Oluşan Lego gruplarına göre öğrenci grupları oluşturulur. Her grup kendi Legolarını açık ve koyu tonlar olarak ayırır. Açık tonda olanlar oyuncak sepetine koyulur. Koyu tonlarda olanlarla ise serbest oynanır.

BOZULAN ARABAM
Oyuncak arabalar ile bir süre oynanır. Daha sonra öğretmen “Bozulan arabaları kim tamir eder, benim arabam bozuldu.” diyerek eline bir tekeri çıkmış ya da kırılmış bir arabayı alarak gösterir. Cevaplar alındıktan sonra meslek gruplarından biri olan oto tamirciliği hakkında sohbet edilir. Tamircilerin kullandığı aletler, arabaları nasıl tamir ettikleri hakkında sohbet edilir. Bir arabanın gitmesi için 4 lastiğe ihtiyaç olduğu vurgulanır. Yarım ve tam lastik resimleri gösterilir. Parça-bütün pandomimi izlenir. Meyveler kesilerek tam ve yarım kavramı açıklanır.

BEKÇİ KÖPEĞİ

Bir çocuğun ebe seçilmesiyle sınıf zeminine çizilen büyük çembere oturtulmasıyla etkinlik başlar. Tüm çocuklar terliklerini çıkartarak bu çembere bırakırlar. Oyun başladığında çocuklar kendi terliklerini almaya çalışırken, ebe de çemberden çıkmadan onları yakalamaya çalışır. Oyun birkaç farklı ebe ile tekrarlanır.

ŞİİRLERİMİZ

ANNECİĞİM
Annem benim bir tanem,
Kokun gelir her yerden,
Çok özlerim seni ben,
Sen yokken ve yalnızken.
Sesini, nefesini, seslenişini,
Öpüşünü, her şeyini
Benim canım nur tanem.
Senin hakkın ödenmez,
Emeklerin hiç bitmez,
Gece, gündüz demeden
Çalışırsın sen annem
Gününü kutluyorum ve öpüyorum,
Mutluluklar diliyorum
Benim canım nur tanem

YUMUŞAK-SERT
Yumuşacık yorganım
Pamuk gibi yastığım
Akşam olup yorulunca
En iyi arkadaşım.
Sert olursa yatağım

FEN VE MATEMATİK

1-0-10 OYUNU
Öğretmen elinde boş bir tabakla etkinliğe başlar. “Tabakta kaç tane kurabiye var?” diye sorar. Sıfır cevabı yerine aldığı “Hiç” cevabına “Yani sıfır” diyerek elinde tuttuğu sıfır yazan kartı gösterir. Çocuklara sıfır rakamını tanıttıktan sonra çantasından çıkarttığı paketten sayarak tabağa 10 tane kurabiye koyar. Sayı kartlarından 10 sayısını tanıtır. 1 ve 0 yazılmasıyla 10 sayısının elde edildiğini söyler. Abaküsten 10 boncuk sayılır. Çocuklara oyun hamurları dağıtılır. 0 ve 1 rakamlarını yazmaları ve 10 rakamlarını elde etmeleri istenir.

   HAYDİ DENİZ YAPALIM
Çocuklara daha önce denize gidip gitmedikleri, bildikleri deniz canlıları sorulur. Deniz canlılarını korumak için neler yapılabileceği, denizlerin doğal güzellik olduğu ve değer vermek, korumak gerektiğiyle ilgili sohbet edilir. Çocukların bilgileri yoklanarak her çocuğa farklı deniz canlılarının resimleri verilir. Çocuklar istedikleri gibi boyayarak çalışmayı tamamlarlar. Her çocuk boyadığı deniz canlısını keser. Çocuklara parçalanmış çöp poşeti parçaları verilir. Çocuklar poşet parçalarını buruşturarak mavi kartona yapıştırırlar. Daha sonra kesip ayırdıkları canlıları istedikleri gibi yapıştırırlar. Son olarak kum da eklenebilir. Çocuklar yaptıkları denizi incelerler ve bu denizde ne olmak isterlerse o olup donarak sınıfta deniz oluştururlar. Öğretmen kime dokunursa canlanır ve denizde ne olduğunu anlatır.

BAHAR BAHÇELERİ
Mısırlar patlamadan önce yenmeye çalışılır. Patlamamış olan mısır incelenir, dokusu hakkında sohbet edilir. Patlamış mısırların bir kısmı ayrılarak hep birlikte yenilir. Ayrılan mısırların garip şaşırtıcı şekillere sahip olduğu vurgulanarak sanat merkezine geçilir. Öncelikle her öğrencinin el baskısı parmak boyası ile yapılır. Yeşil ya da kahverengi parmak boyası ile yapılan el baskısının üzerine mısırlar yapıştırılır. El baskısı dal gibi düşünülür. Yapıştırma işi bitince mısırlar parmak boyası ile rengârenk boyanır.

BU KOYUN ÇOK SERT 
Öğretmen çocuklarla çok dikkat etmeleri gereken bir oyun oynayacaklarını söyler. Çocuklara dans edebilecekleri bir müzik açar. Belli aralıklarla müziği kapatarak çocukların donmalarını ister. Bu sırada aşağıdaki yönergeleri verir. Çocuklar yönergeyi yerine getirmeye çalışırlar.
“Bay Çok Sert yumuşak bir kukla bulup dokunmanızı istiyor.”
“Bay Çok Sert sert bir Lego bulmanızı istiyor.”
“Bay Çok Sert sert ve kırmızı bir oyuncak bulmanızı istiyor.”
“Bay Çok Sert yumuşak ve küçük bir şeye dokunmanızı istiyor.”
Her seferinde öğretmen tek tek çocukların istenen özellikte nesneyi bulup bulmadıklarını kontrol eder.
Çocuklarla caretta carettanın kabuğunun sert mi yoksa yumuşak mı olduğu hatırlanır. Bir önceki etkinlikte sert kabuğa yumuşak pamuklar yapıştırdıklarını ama aslında böyle yumuşak tüylerin hangi hayvanlarda olabileceği bulunmaya çalışılır. Son olarak çocuklar dağıtılan koyun resmini bu sefer ceviz kabuklarıyla süslerler.

 BUĞDAY-UN-EKMEK
Sınıfa buğday başakları getirilir ve öğrencilerin başakları incelemelerine izin verilir. Daha sonra öğrencilere un gösterilerek bu unu buğdaydan elde ettiğimiz açıklanır. Buğdaydan un elde etmek için gereken aşamalar görsel materyaller kullanılarak açıklanır. Bir ekmek yapma makinesi kullanarak ya da yoğurarak öğrencilerle birlikte ekmek yapılır. Pişen ekmekler sınıfta domates ve peynirle yenir. “Ekmeğin Hikâyesi” isimli özgün bir hikâye oluşturulur.

 


 

 

 

 

 







 

 

 

 

 

 

PAZARTESİ

SALI

ÇARŞAMBA

PERŞEMBE

CUMA

 

1 MAYIS
İŞÇİ VE EMEKÇİLER BAYRAMI

2
SANAT:
DİKKAT OYUNU OYNUYORUZ.

3
SANAT:
MÜZE BİLETİ YAPIYORUZ

4
FEN:
PAMUK KAPLUMBAĞA YAPIYORUZ.

7
FEN:
BAHAR BAHÇELERİ YAPIYORUZ.

8
FEN:
BU KOYUN ÇOK SERT ETKNİLİĞİ YAPIYORUZ.

9
OYUN:
KOYU RENKLİYİ BUL OYUNUNU OYNUYORUZ.

10
SANAT:
YARIM ŞEKİLLER ETKİNLİĞİ YAPIYORUZ.

11
SANAT:
KALPLERİ SÜSLERİM ETKİNLİĞİ YAPIYORUZ.

14
ANNELER GÜNÜ SÜSLERİMİZİ YAPIYORUZ.

15
FEN:
BUĞDAY BAŞAKLAR ETKİNLİĞİ YAPIYORUZ.

16
OYUN:
GÜVENLİ OLSUN OYUNUNU OYUNUYORUZ.

17
SANAT:
YARIM MI? TAM MI? ETKİNLİĞİ YAPIYORUZ.

18
ATATÜRK SAMSUNDA ETKİNLİĞİ YAPIYORUZ.

21
SANAT:
KUKLALARIMIZI YAPIYORUZ.

22
DRAMA:
VUCÜDUM BANA ÖZEL DRAMASI YAPIYORUZ.

23
SANAT:
KAPI SÜSÜ ETKİNLİĞİ YAPIYORUZ.

24
DRAMA:
SERÇE DRAMASI YAPIYORUZ.

25
SANAT:
RENKLER VE ŞEKİLLER EETKİNLİĞİ YAPIYORUZ.

28
DRAMA:
GÜNEŞ VE MEVSİMLER DRAMASI YAPIYORUZ.

29
DRAMA:
BU SORUNU ÇÖZELİM DRAMASI YAPIYORUZ.

30
DRAMA:
DAĞCILIK SPORU DRAMASI YAPIYORUZ.

31
SANAT:
RENGARENK ETKİNLİĞİ YAPIYORUZ.